Yunus Emre'nin Asırlara Meydan Okuyan Şiiri: "Ya İlahi Ger Sual Etsen Bana" Ne Anlatıyor?

Büyük mutasavvıf Yunus Emre'nin "Ya İlahi Ger Sual Etsen Bana" adlı şiiri, insanın yaratılışı, ilahi adalet ve bağışlanma arzusunu işliyor. Tasavvuf edebiyatının şaheseri olan bu eserin derin anlamlarını detaylıca inceledik.

4 dk okuma
Yunus Emre'nin Asırlara Meydan Okuyan Şiiri: "Ya İlahi Ger Sual Etsen Bana" Ne Anlatıyor?

Ya İlahi Ger Sual Etsen Bana

Ya ilahi ger sual etsen bana

Cevabım işbu idi anda sana

Ben bana zulmeyledim ettim günah

Neyledim nettim sana ey padişah

Sen ezelde beni asi yazasın

Doldurasın aleme avazesin

Ben mi düzdüm beni sen düzdün beni

Pür ayıp n'işe getirdin ey gani

Habs içinde ölmeyeyim deyi aç

Mısmıl ve murdar yedim bir-iki-kaç

Nesne eksildi mi mülkinden senin

Geçti mi hükmüm ya hükmünden senin

Rızkını yeyip seni aç mı kodum

Ya yeyip öğnünü muhtaç mı kodum

Kıl gibi köprü gerersin geç deyi

Gel seni sen tuzağımdan seç deyi

Kıl gibi köprüden adem mi geçer

Ya düşer ya dayanır yahut uçar

Kulların köprü yaparlar hayr içün

Hayrı budur ki geçerler seyr içün

Terzi kurarsın hevaset tartmağa

Kasdedersin beni oda atmağa

Terazi ona gerek bakkal ola

Ya bezirgan tacir ve attar ola

Sen basirsin hod bilirsin halimi

Pes ne hacet tartasın amalimi

Geçmedi mi intikamın öldürüp

Çürütüp gözüme toprak doldurup

Değmedi hiç Yunus'tan sana ziyan

Sen bilirsin aşikare ve nihan

Bir avuç toprağa bunca kıyl ü kal

Neye gerek ey Kerim-i zülcelal

​Yunus Emre'nin "Ya İlahi Ger Sual Etsen Bana" Şiiri Ne Anlatıyor?

​Türk-İslam kültürünün ve tasavvuf edebiyatının en büyük temsilcilerinden biri olan büyük düşünür Yunus Emre, eserleriyle yüzyılları aşarak günümüze ışık tutmaya devam ediyor. Dervişin içsel sorgulamalarını en şeffaf haliyle dile getirdiği "Ya İlahi Ger Sual Etsen Bana" adlı şiiri, şairin Yaradan ile olan samimi ve derin bağını gözler önüne seriyor.

​İlahi Adalet ve İnsan Doğasına Derin Bir Bakış

​Yunus Emre'nin bu unutulmaz eseri, edebiyatımızda şathiye türünün en çarpıcı örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Şiirde, insanın zayıflığı ve ilahi takdir arasındaki ilişki sorgulanırken; günah, ceza ve merhamet kavramları ustalıkla işleniyor. Yunus, "Ben bana zulmeyledim ettim günah / Neyledim nettim sana ey padişah" dizeleriyle, insanın işlediği hataların ilahi kudret karşısındaki küçüklüğünü ve bu hataların Allah'ın sonsuz mülküne bir zarar veremeyeceğini vurguluyor.

​Sırat Köprüsü ve Mizan İstiareleri

​Şiirin en çok dikkat çeken bölümlerinden biri de Sırat köprüsü ve Mizan (terazi) kavramlarına getirilen farklı bakış açısı. Geleneksel inançtaki "kıl gibi ince" köprü metaforunu ele alan şair, kulların hayır için yaptıkları köprülerin genişliğine dikkat çekerek Yaradan'ın merhametine sığınıyor. Aynı şekilde, insanın amellerinin tartılacağı terazi imgesini bakkal, bezirgan veya attar gibi dünyevi meslekler üzerinden eleştirerek, her şeyi zaten bilen (Basîr) Allah'ın bu amelleri tartmasına gerek olmadığını naif bir dille ifade ediyor.

​"Bir Avuç Toprağa Bunca Kıyl ü Kal Neye Gerek?"

​Eserin finalinde yer alan ve insanın yaratılış maddesi olan toprağa atıfta bulunan dizeler, şiirin ana fikrini özetler nitelikte. İnsanın sadece "bir avuç toprak" olduğunu hatırlatan Yunus Emre, Yüce Yaratıcı'nın sonsuz büyüklüğü karşısında bu kadar hesabın ve sorgunun ötesinde, yalnızca ilahi merhamete duyulan ihtiyacı haykırıyor. Asırlar önce yazılmış olmasına rağmen bu evrensel mesaj, günümüz insanının içsel yolculuğuna ve anlam arayışına rehberlik etmeyi sürdürüyor.

Yayın Notu

Yayın sorumlusu: Umut ACAR

Son güncelleme: 28 Temmuz 2026, 01:16

Bu haberi paylaş:

Yorumlar (0)

Yorum yapabilmek için giriş yapın.